Vergi Dünyası
  • Üye Ol
  • Sepetim

    Sepetinizde 0 ürün var

Banner

6360 Sayılı Yasa Kapsamında Mahalleye Dönüşen Köylerde Emlak Vergisi Muafiyeti Ve 7186 Sayılı Kanun’la Muafiyetini Kaybeden Yerler

6360 Sayılı Yasa Kapsamında Mahalleye Dönüşen Köylerde Emlak Vergisi Muafiyeti Ve 7186 Sayılı Kanun’la Muafiyetini Kaybeden Yerler

6360 Sayılı Yasa Kapsamında Mahalleye Dönüşen Köylerde Emlak Vergisi Muafiyeti ve 7186 Sayılı Kanun’la Muafiyetini Kaybeden Yerler

 

 

T. Tolga KALKAN

Eski Hesap Uzmanı

https://orcid.org/0000-0002-3758-8990

 

 

Öz

 

Yeni büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri kurulmasını içeren ve birçok hükmü 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı yasa, üzerinden zaman geçmiş olsa da özellikle emlak vergisi muafiyeti yönüyle halen önem ve güncellik taşımaktadır. Yasa ile “köy” statüsünden “mahalle” konumuna geçen yerleşim yerlerinde 31.12.2022 tarihine kadar emlak vergisi muafiyeti bulunmaktadır. 7186 sayılı yasa değişikliği ile 2020 itibarıyla muafiyeti sona erdirilen yerleşim yerleri de söz konusudur. Düzenlemeler sadece kırsalda kalmış köyleri değil, turistik veya şehirsel bakımdan çok gelişmiş ve önemli yerleşim noktalarını da kapsamaktadır. Muğla ili özelindeki değerlendirmeler örnek olarak fikir verici olacaktır.

 

Anahtar Kelimeler: Emlak vergisi muafiyeti, 6360, büyükşehir belediyesi, köy, 5216, 7186

 

 

  1. GİRİŞ

 

Türkiye’nin idari örgütlenmesine ilişkin çok önemli bir Kanun olan 6360 sayılı yasanın yürürlüğü (2014) üzerinden önemli bir zaman geçmiş olsa da emlak vergisi yönüyle önemli sayıda mükellefi ilgilendiren muafiyet düzenlemesi 31.12.2022 tarihine kadar geçerliliğini koruyacaktır.  Yazımızda, konuyla ilgisi nedeniyle öncelikle 2004 tarihli 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun getirdiklerinden bahsedilmiş; sonrasında ise 6360 sayılı yasa genel olarak açıklanmış; ilgili Kanun’daki emlak vergisi geçici muafiyet hükmü hatırlatılarak özellikli hususlara değinilmiştir. 2004 yılında 5216 sayılı Kanun’la “köy” olmaktan çıkarılarak “mahalle”ye dönüştürülen yerler bakımından da 6360 sayılı yasa ile getirilen muafiyet hükmü ise 7186 sayılı yasa değişikliği ile 2020 itibarıyla sona erdirilmiştir. Yazımızın ilgili kısmında, muafiyetin tamamen mi yoksa kısmen mi sona erdiği hususları ile hangi yerleşim birimleri bakımından devam edip hangileri açısından bittiği konularına açıklık getirilmiştir. Makalemizin son kısmında ise düzenlemelerin daha iyi anlaşılması bakımından Muğla ili özelinde örnekler belirtilmiştir.

 

  1. KÖYLERİN EMLAK VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU

 

Yazı konusunun daha iyi anlaşılmasını teminen köylerde yer alan taşınmazların emlak vergisi karşısındaki durumu açıklanacaktır. Öncelikle “köy” ve “orman köyü” tanımlarına değinmek yerinde olacaktır.

 

442 sayılı Köy Kanunu’nda köy “nüfusu iki binden aşağı yurtlar” olarak tanımlanmıştır. Köy, yerel yönetim yapısında en küçük yerleşim birimidir ve tüzel kişiliğe sahiptir.

 

Orman mevzuatında “Orman içi ve ormana bitişik köyler” olarak tanımlanmakta olan orman köyü, 13.06.2012 tarih ve 28322 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Orman Köylülerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik”in 4.maddesinin (k) fıkrasında 4/11/2013 tarih ve 28811 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik sonrasında “Mülki sınırları içerisinde Devlet ormanı olan köyler ile daha önce orman köyü iken 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanunla mahalleye dönüşen yerler” olarak tanımlanmıştır.

 

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca Türkiye sınırları içindeki binalar, arsa ve araziler bina vergisine tabidir. Tüm yerleşim yerleri (büyükşehirler, diğer iller, ilçeler, kasabalar, köylerde vb) bulunan bina, arsa ve araziler emlak vergisi kapsamı dahilindedir. Bununla birlikte Belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalar ve araziler (kiraya verilmemek şartıyla) emlak vergisinden muaftır.[1]

 

Mücavir alan, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5’inci maddesinde; “imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un 45’inci maddesinde de: “Mücavir alanın ilgili belediye sınırına bitişik olması gerekmez. Ayrıca, bu alanlar köyleri de ihtiva edebilir” denilmektedir. Dolayısıyla emlak vergisi bakımından mücavir alanlar, belediye sınırları kapsamında değerlendirilmekte ve bu alanlarda yer alan taşınmazlar, emlak vergisine tabi olmaktadır.

 

“Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması nedeniyle bina ve arazi vergisinden daimi muaf tutulan köydeki bina ve arazilerden, mahalli idareler genel seçimleri sonucunda tüzel kişilik kazanan belediyenin, belediye ve mücavir alanı içinde kalanların bina ve arazi vergisi muafiyeti, belediyenin tüzel kişilik kazanması ile sona ermektedir.”[2]

 

“Bir taşınmazın emlak vergisinden muaf tutulması için köy sınırları içinde bulunması yeterli olmayıp aynı zamanda belediye ve mücavir alan sınırları dışında yer alması gerektiğinden, belediye mücavir alanı içerisinde bulunan köydeki taşınmazların emlak vergisinden muaf tutulmasına imkân bulunmamaktadır.”[3]

 

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere belediye ve mücavir alan sınırları dahilindeki köylerde yer alan taşınmazlar emlak vergisine tabidir. Bununla birlikte, ilgili taşınmazların emlak vergisi matrahları, doğal olarak ve genellikle il merkezinde yer alanlara nazaran çok daha düşük olacak şekilde belirlenmektedir.

 

Önceden “köy” statüsünde olan bir yerleşim biriminin yasa ile büyükşehir belediyesi sınırları içinde “mahalle” statüsüne dönüşmesi durumunun emlak vergisi bakımından iki temel sonucu olacaktır. Daha önce ilgili yerleşim yeri, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise oradaki taşınmazlar emlak vergisine tabi değilken artık emlak vergisine tabi konuma gelmektedir. Daha önce de emlak vergisine tabi durumda olsa bile “büyükşehir”lerde emlak vergisinin iki kat uygulanması[4] nedeniyle bundan böyle emlak vergisi “2 kat” hesaplanır duruma gelmektedir.

 

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca bina, arsa ve arazilerde uygulanacak emlak vergisi oranları aşağıda gösterilmiştir:

 

Tablo-1: Emlak Vergisi Oranları:

  İl, İlçe,
Belde, Köy
Büyükşehirler
Arazi %0,1 %0,2
Bina Mesken %0,1 %0,2
Diğer %0,2 %0,4
Arsa %0,3 %0,6

 

 

  1. 5216 SAYILI KANUN

 

23.07.2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5216 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Kanunu” çıktığı dönemde 16 büyükşehir belediyesi bulunuyordu. Bunlar; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Kayseri, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İzmit (Kocaeli)[5], Mersin, Samsun, Sakarya şeklindedir. İlgili Kanun’un geçici 2. maddesi aşağıdaki gibidir:

 

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülkî sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülkî sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur.

     Bu sınırlar içinde kalan köylerin tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşür. Bu şekilde oluşan mahallelerin katılacağı ilçe veya ilk kademe belediyesi, büyükşehir belediye meclisince belirlenir. Orman köylerinin tüzel kişiliği devam eder….”

 

     Görüleceği üzere yasa ile sadece İstanbul ve Kocaeli illerinde büyükşehir belediye sınırı il mülki sınırı olarak belirlenmiş; diğer iller bakımından nüfus esas alınarak ve valilik binası merkez olmak üzere 20-30-50 km.lik yarıçap şeklinde dairesel alanlar büyükşehir belediye sınırları olarak belirlenmiş; bu sınırlar içinde kalan köylerin tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşmüş; orman köylerinin tüzel kişiliği ise devam ettirilmiştir.

 

5216 sayılı yasa kapsamındaki 16 büyükşehir belediyesi dahilinde “köy”den mahalleye dönüşen yerleşim yerleri bakımından yasanın çıktığı dönem herhangi bir emlak vergisi muafiyeti öngörülmemişti.

 

 

  1. 6360 SAYILI KANUN

 

06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı Kanun (On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun)[6] ile aşağıdaki temel idari değişiklikler yapılmıştır:

 

30.03.2014’den geçerli olmak üzere;

 

14 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 27 ilçe kurulmuş, böylece toplam Büyükşehir Belediyesi sayısı 30 olmuştur. Bütün büyükşehir belediye sınırları il mülki sınırları haline gelmiştir. Büyükşehirlerdeki bütün ilçe belediyelerinin sınırı ise ilçe mülki sınırı olmuştur.

 

Büyükşehirlerin tamamında, 2014 yılı Nisan ayı ile birlikte, köyler aynı adla mahalleye, beldeler de beldenin adıyla tek mahalle olarak köyler gibi ilçeye bağlı mahallelere dönüştürülmüştür. Yeni büyükşehir olan illerde il merkezinde ve bazı ilçelerin bölünmesi suretiyle yeni ilçeler kurulmuştur.[7]

 

4.1.“Köy”lere İlişkin Düzenlemeler

 

Büyükşehir statüsünde olan 30 ilde, kırsal yerleşim alanları; yönetsel anlamda kentsel alanlarla aynı kategoride değerlendirilmiştir. Böylece bu illerin mülki sınırları içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyesinin mahalleleri arasına dahil edilmiştir.

 

6360 sayılı yasa ile hem daha önceden büyükşehir statüsünde olan 16 ildeki hem de 6360 sayılı yasa ile büyükşehir olan 14 ildeki orman köylerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır.

 

2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanun?unda da “Pergel sistemi” olarak bilinen nüfusa göre büyükşehir belediye sınırlarını düzenleyen bir hüküm ile, büyükşehir belediyesi kapsamı içinde kalan orman köyleri dışındaki köylerin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. 6360 sayılı Yasa?da orman köylerinin de tüzel kişilikleri tamamen ortadan kaldırılmıştır.[8]

 

 

4.2.“Belde”lere İlişkin Düzenlemeler

 

            İstanbul ve Kocaeli hariç olmak üzere, Büyükşehir olan İllere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, belediyeler belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.

 

4.3.Diğer Düzenlemeler

 

Yasa ile getirilen diğer düzenlemelerden önemli olanlar aşağıda özetlenmiştir:

 

  • 30 il özel idaresi, 1591 belde belediyesi ve 16082 köy yönetiminin varlığına son verilmiş; aynı zamanda nüfusu 2000’den az olan belediyelerin tüzel kişiliği de ortadan kaldırılmıştır.

 

  • İlçe belediyelerindeki birçok yetki büyükşehir belediyesine devredilmiştir.

 

6360 sayılı Kanun’la getirilen değişikliklerden bir tanesi, 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’yla sadece İstanbul ve Kocaeli’nde yürürlüğe konulan belediye sınırlarının il mülki sınırı olarak kabul edilmesi uygulamasının, bu iki şehir dışındaki diğer tüm büyükşehirlere de yaygınlaştırılmasıdır.[9]

 

Tablo-2: 6360 Sayılı Kanun Öncesi ve Sonrası Mahalli İdare Sayıları[10]

Mahalli İdare Türü 6360 Sayılı Kanun Öncesi 6360 Sayılı Kanun Sonrası
Büyükşehir Belediyesi 16 30
Büyükşehir İlçe Belediyesi 143 519
İl Belediyesi 65 51
İlçe Belediyesi 749 400
Belde Belediyesi 1977 397
İl Özel İdaresi 81 51
Köy 34283 18143

 

 

  1. 6360 SAYILI KANUN’UN GEÇİCİ 1/15. MADDESİ KAPSAMINDA VERGİ MUAFİYETLERİ

 

6360 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesinin (15). fıkrası hükmü aşağıdaki gibidir:

 

“(15) Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31/12/2022 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanır.[11] (Son cümle hükmü aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere 7186 sayılı Kanun’la 2019 yılında yürürlükten kaldırılmıştır)

 

6360 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin 15.fıkrasına göre, bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten (ilk yerel seçimin yapıldığı 30/03/2014 tarihi) itibaren;

 

  • 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre alınması gereken emlak vergisi,
  • 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları;

 

31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dahil)alınmaz (ilgili düzenleme önce “5” sonra “6” yıl şeklinde idi, en son olarak 7159 sayılı Kanun’un 6.maddesi ile “31.12.2022 tarihine kadar” şeklinde düzenlenmiştir).

 

  • Gelir vergisi Kanunu’nda yer alan ve köyler/az nüfuslu yerler için uygulanan esnaf muafiyeti, ücret istisnası, serbest meslek muafiyeti hükümleri de aynı sürelerle uzatılmıştır.

 

  • Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil) en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir.

 

Görüleceği üzere ilgili düzenleme uyarınca tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, emlak vergisi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları için (emlak vergisi bakımından 2014 yılının 2.taksit emlak vergisinden başlamak üzere) öncelikle 5 yıl olarak getirilen geçici muafiyet, sonraki düzenlemelerle 31.12.2022 tarihine kadar uzatılmıştır.

 

Emlak vergisi muafiyeti, tüzel kişiliği 6360 sayılı Kanunla “mahalle”ye dönüşen “köy”ler bakımından geçerli olup, daha önce “belde” belediyesi iken ilçe belediyesine katılan veya bucak merkezi haline gelen yerleşim yerleri bakımından getirilen herhangi bir muafiyet söz konusu değildir.

 

Ayrıca, 6360 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin 15.fıkrasının son cümlesinde 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 2’nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmünün uygulanacağı belirtilmişti. Yani 2004 yılında çıkan ilgili yasasında muafiyet hükmü olmayan ilgili yerlerde 2014 yılına kadar emlak vergileri 2 kat olarak ödenmiş; yürürlük yılı 2014 olan 6360 sayılı yasada onlar için de muafiyet hükmüne yer verilerek 2014 (2.taksit) ile 2019 yılı sonu arasında uygulanmıştır.

 

 

5.1.Maddede 2019 Yılında Yapılan Değişiklik ve 2020 İtibarıyla Muafiyeti Sona Eren Yerler

 

19.07.2019 tarih ve 30836 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7186 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 33.maddesi ile

6360 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış; bu suretle 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 2’nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde yukarıda bahsedilen muafiyetler 2020 yılı itibarıyla sonlandırılmıştır.[12]

 

5.1.1.      Değişikliğin Gerekçesi

 

Yukarıda bahsedilen değişiklik, 7186 sayılı Kanun’a ilişkin teklif metninde[13] (08.07.2019-74) ve 11.07.2019 tarihli Plan ve Bütçe Komisyonu Tutanağında[14] yer almamaktadır.

 

İlgili değişiklik, yasa metninin kabul edildiği Genel Kurul toplantısında 12 milletvekilinin imzasıyla önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşülmüş, üzerinde herhangi bir tartışma olmaksızın, Genel Kurul’da olduğu gibi kabul edilmiş ve yasalaşmıştır.[15] Dolayısıyla söz konusu değişiklikler bakımından gerek kamuoyunda gerekse TBMM’deki komisyonlar düzeyinde ya da Genel Kurul’da konu, tartışılma ve gerekçelendirilme imkânı bulamamıştır.[16]  Bu nedenle ilgili değişikliklerin gerekçesini sistematik olarak yorumlamak da son derece zor olacaktır.

 

Aşağıdaki açıklamalardan görüleceği üzere değişiklikle, “köy”den “mahalle” statüsüne geçen bazı yerleşim yerlerinde emlak vergisi ve diğer muafiyetler 2020 yılı itibarıyla sona ermiş olup; diğerlerinde ise 2022 yılı sonuna kadar devam etmektedir. Yaptığımız araştırmada gerek mükellefler ve uygulayıcı Belediyeler tarafından, gerek haber yapan gazeteciler ve hatta vergi uzmanları tarafından konunun tam olarak anlaşılamadığı, kimi yayınlarda muafiyetin tamamen sona erdirildiği yönünde yorum yapıldığı, kimi yayınlarda ise değişikliğin içeriğine girilmeksizin kısaca değinilerek geçildiği gözlemlenmiştir.

 

Konunun anlaşılması bakımından ayrıntılı açıklamalar tarafımızca aşağıda yapılmış, ayrıca şemalar ile konu görsel olarak sunulmuştur.

 

5.1.2.      Değişiklik Ne İfade Etmektedir?

 

6360 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin 15.fıkrasının son cümlesi (“10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2 nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanır”) 17.07.2019 tarih ve 7186 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.  İlgili değişikliğin ne anlam ifade ettiği aşağıda açıklanmıştır.

 

Diğer büyükşehirlerden farklı olarak İstanbul ve Kocaeli büyükşehir sınırları, mülki il sınırlarına çok daha önce, 2004 yılında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Geçici 2’inci maddesiyle çıkarılmıştı ve bu iki ildeki tüm köylerde ve mahallelerde emlak vergisi ve diğer belediye vergileri alınıyor idi. Yani, 6360 sayılı Kanundaki gibi bir istisna o tarihte bu 2 büyükşehir için öngörülmemişti. 6360 sayılı Kanun çıkınca, köyden mahalleye dönüşen yerlere erteleme getirirken, Geçici 2’nci maddenin son cümlesiyle daha önce ertelemesi veya istisnası olmayan İstanbul ve Kocaeli’ndeki köy ve mahalleler de erteleme kapsamına dâhil ediliverdi. Böylece; Sarıyer, Beykoz, Arnavutköy, Şile gibi İstanbul’da birkaç on milyon dolarlık yalıların, villaların bulunduğu yerler de dâhil olmak üzere erteleme kapsamına girdi. Yani bu yerlerde daha önce belediye vergileri ödeyen vatandaşlar, önce 2017, sonra 2018, daha sonra da 2022 yılı sonuna kadar vergi ödemeyecek hale geldiler.[17]

 

Aslında sadece İstanbul ve Kocaeli’de değil, 5216 sayılı yasa dönemindeki diğer 14 büyükşehirde valilik binası esas alınarak nüfusa göre çizilen daire alanın (20-30-50 km) içinde yer alması nedeniyle “köy”den “mahalle”ye dönüşen yerleşim birimleri bakımından da bu muafiyet hükmü 6360 sayılı yasa ile getirilmiş ve sonrasında 2018 tarihli 7159 sayılı yasayla 2022 sonuna kadar uzatılmış durumdaydı. Söz konusu yerleşim yerlerine yönelik getirilen muafiyet, 7186 sayılı Kanun değişikliği sonrasında 31.12.2019 itibarıyla sona erdirilmiştir.

 

Tüm büyükşehirlerdeki orman köyleri, 6360 sayılı yasadaki genel muafiyet hükümlerine tabi olduğundan buralarda muafiyet 2022 yılı sonuna kadar devam edecektir.

 

5.1.2.1.Muafiyetin Kaldırıldığı Yerler

 

Yukarıda belirtilen 7186 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle, 6360 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesinin 15.fıkrasının son cümlesi hükmünün yürürlükten kaldırılmasıyla aşağıda belirtilen yerlerde 6360 sayılı Kanun’la getirilen emlak vergisi ve diğer muafiyet hükümleri 2019 yılı itibarıyla sona erdirilmiş bulunmaktadır:

 

  • İstanbul ve Kocaeli’de 5216 sayılı Kanun’la köyden mahalleye dönüşen yerleşim birimleri (mülki il sınırlarında daha önce “köy” olup yasayla “mahalle”ye dönüşen yerler) (orman köyleri hariç),

 

  • Yine, 5216 sayılı Kanun’un çıktığı dönemde büyükşehir statüsünde olan diğer 14 ilde (Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Kayseri, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Mersin, Samsun, Sakarya) yeni büyükşehir belediye sınırları belirlenen (20-30-50 km yarıçap) alan içerisinde “köy”den “mahalle”ye dönüşen yerler (il mülki sınırları ile büyükşehir belediye sınırları arasında kalan alanda “köy”den “mahalle”ye dönüşen yerler ile orman köyleri hariç),

 

Söz konusu yerlerde ilgili vergiler 2020 ve devamı yıllarda tam olarak ödenecektir.

 

5.1.2.2.Muafiyetin Devam Ettiği Yerler

 

Muafiyetin 6360 sayılı yasa kapsamında devam ettiği yerler şu şekildedir:

 

- 6360 sayılı yasa kapsamında büyükşehir belediyesi olan Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van illerinde il mülki sınırları içinde 6360 sayılı yasa kapsamında “köy”den “mahalle”ye dönüşen yerler (orman köyleri dahil)

 

-İstanbul ve Kocaeli’de orman köyleri,

 

-6360 s.Kanun öncesinde büyükşehir belediyesi olan (İstanbul ve Kocaeli hariç) diğer 14 ilde (Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Kayseri, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Mersin, Samsun, Sakarya)  il mülki sınırları ile büyükşehir belediye sınırları arasında kalan alanda “köy”den “mahalle”ye dönüşen yerler ile orman köyleri.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şema-1: 5216 s.K. Dönemindeki Büyükşehir Belediyeleri (İstanbul ve Kocaeli hariç)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

Şema-2: 5216 s.K. Dönemindeki Büyükşehir Belediyeleri: İstanbul-Kocaeli

 

 

(6360-Geç.1/15 muafiyeti: 2019 sonunda bitti)

 

 

 

 

 

 


Şema-3: 6360 s.K. ile Yeni Büyükşehir Belediyeleri

Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


  1. ÖRNEK OLARAK MUĞLA İLİ ÖZELİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER ve EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

 

Muğla ili, özellikle çok sayıda turistik beldeyi bünyesinde barındırması ve en uzun sahil şeridine sahip olması nedeniyle önemli bir örnek teşkil ettiğinden, 6360 sayılı yasa ile beraber Muğla ilinin idari yapılanmasında meydana gelen değişikliklere kısaca aşağıda değinilmiştir.

 

Muğla’da 6360 Sayılı Kanun uyarınca, sınırları il mülki sınırı olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulması; ayrıca belediye sınırları içerisinde yer alan belde belediyelerinin ve köylerin tüzel kişiliklerinin 30 Mart 2014 yerel seçimleri ile kaldırılmaları ve “belde ismiyle tek mahalle olarak” bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmaları kararlaştırılmıştır. Bu tarihe kadar Muğla’da merkez ilçeye bağlı ve belediyesi bulunan 4 belde ve 49 köy vardı. Kanunla birlikte Muğla il sınırları içindeki 50 beldeden 36’sı kapatılmış; 14 belde ise bucak merkezi haline gelmiştir. Tüzel kişiliği kaldırılan köylerin sayısı (orman köyleri dahil) ise 396’dır. Yeni durumda Muğla Menteşe’deki mahalle sayısı 66’ya yükselmiştir.[18]

 

6360 sayılı yasanın emlak vergisi muafiyeti, tüzel kişiliği 6360 sayılı Kanunla “mahalle”ye dönüşen “köy”ler bakımından geçerli olup, daha önce “belde” belediyesi iken ilçe belediyesine katılan veya bucak merkezi haline gelen yerleşim yerleri bakımından getirilen herhangi bir muafiyet söz konusu değildir.

 

Muğla ili, 5216 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, 2020 yılı itibarıyla kaldırılan muafiyet hükümleri bu il açısından hüküm ifade etmemektedir.

 

6.1.“Köy” Statüsünden “Mahalle” Statüsüne Geçen ve Muafiyete Tabi Yerleşim Yerleri

İlgili yerlere örnek olarak aşağıdakiler gösterilebilir:

 

Bodrum: Akyarlar, Gürece, Mazıköy, Yakaköy

Datça: Mesudiye

Marmaris: Hisarönü, Orhaniye, Selimiye

Ortaca: Sarıgerme

 

 

6.2.Muafiyete Tabi Olmayan (“Belde” Belediyesi İken İlçe Belediyesine Katılan) Yerleşim Yerleri

 

İlgili yerlere örnek olarak aşağıdakiler gösterilebilir:

 

Bodrum: Gümüşlük,  Bitez,  Konacık,  Yalı,  Göltürkbükü,  Gündoğan, Ortakent,  Yahşi

Fethiye: Karadere, Kumluova,  Kadıköy,  Çamköy,  Çiftlik,  Göcek,  Karaçulha, Ölüdeniz

Kavaklıdere: Çamlıbel, Menteşe, Çayboyu

Köyceğiz: Beyobası, Toparlar

Marmaris: Beldibi, İçmeler, Armutalan, Turunç

Muğla Merkez İlçe: Bayır, Kafaca

Milas: Beçin, Bafa

Ortaca: Dalyan

Ula: Gökova, Akyaka

Yatağan: Bencik, Bozarmut, Bozüyük ve Yeşilbağcılar

 

Yine, bucak merkezi haline gelen beldeler bakımından da muafiyet hükümleri geçerli olmayacaktır:

 

Bodrum: Karaova (Mumcular), Karatoprak (Turgutreis) Ortakent (Yalıkavak)

Fethiye: Eşen, Kemer, Seki, Üzümlü

Marmaris: Bozburun.

Muğla Merkez: Yerkesik, Yeşilyurt

Milas: Güllük, Ören, Selimiye.

Yatağan: Turgut.

 

Muğla ili örneğinden de görüleceği üzere, 6360 sayılı yasanın getirdiği emlak vergisi muafiyetlerinden daha önceden “köy” statüsünde olan yerleşim yerleri faydalanmaktadır ve ilgili yerler, bünyesinde gerçekten köy yaşamı sürdürülen mülkler barındırdığı gibi önemli turistik tesisler de bulundurmaktadır. Bu yönüyle Belediyeler belirli süre boyunca önemli vergi gelirlerinden mahrum kalmışlardır. Öte yandan ise büyükşehir belediyesi sınırlarında emlak vergisinin iki kat uygulanması nedeniyle, muafiyet süresinin bitmesiyle emlak vergisi geliri önemli derecede artmış olacaktır.

 

 

  1. DEĞERLENDİRME ve SONUÇ

 

Emlak Vergisi Kanunu’nda düzenlenen muafiyet hükümleri, Belediyeler ve mükellefler tarafından daha kolay anlaşılmakta, uygulamada genellikle yeknesaklık sağlanabilmektedir. Bununla birlikte diğer mevzuatın emlak vergisi bakımından getirdiği muafiyetlerin hem takibi daha zor olmakta hem de ikincil mevzuatla ayrıntılı açıklama yapılmadıkça anlaşılması ve belediyeler arasında uygulama eşitliği sağlanması daha zor olabilmektedir. Bunlardan biri olan 6360 sayılı yasayla Türkiye’nin idari yapılanmasında önemli değişikliklere gidilirken bir yandan da yasa kapsamında “köy” statüsünden “mahalle” statüsüne dönüşen yerleşim yerleri bakımından getirilen emlak vergisi muafiyeti, 2014 yılının ikinci taksit emlak vergisinden bu yana uygulanmış; önce 5 yıl için getirilen muafiyet en son olarak 2022 yılına kadar uzatılmış, bir kısım yerler bakımından ise 2019 sonu itibarıyla sonlandırılmıştır. Belediyelerin bir kısmının önemli gelir kayıpları nedeniyle bir süre bu muafiyete direndikleri ve uygulamadıkları, ancak davaların aleyhte sonuçlanması üzerine yasaya uyum sağladıkları görülmüştür.

 

Muafiyete ilişkin olarak karıştırılan bir husus, daha önce “belde” belediyesi iken ilçe belediyesine katılan veya bucak merkezi haline gelen yerleşim yerlerinin durumu olup, buralarda herhangi bir muafiyetin söz konusu olmadığı yazımızda açıklanmıştır.

 

7186 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin kamuoyunda anlaşılamadığı görülmektedir. Yazımızda özellikle vurgulanan husus, 6360 sayılı yasayla getirilen muafiyetin genel olarak 2022 yılı sonuna kadar devam etmekte olduğu, bununla birlikte bir kısım yerleşim alanlarında bu muafiyetin 2019 sonu itibarıyla sona erdirildiğidir. İlgili yerleşim yerleri açık şekilde ve ayrıca şemalar yardımıyla açıklanmıştır. Bu bakımdan “orman köyleri”nin durumu da özellik arz etmekte olup; 30 büyükşehirin tamamında orman köylerinin tüzel kişiliği 6360 sayılı yasa kapsamında kaldırıldığı için, İstanbul ve Kocaeli dahil tüm büyükşehirlerde eskiden orman köyü statüsünde olan yerler bakımından muafiyet 2022 yılı sonuna kadar devam etmektedir.

 

6360 sayılı yasa ile büyükşehir olan Muğla ili özelinde verilen örnekler, konunun önemi ve turistik bölgelerde de uygulandığını göstermesi bakımından önemlidir.

 

Araştırmamızda gerek 6360 sayılı yasa gerekse 5216 sayılı yasa ile “köy”den mahalleye dönüşen yerlerin ve erki orman köylerinin il bazında ve isim isim genel bir listesine tarafımızca ulaşılamamıştır. Böyle bir listenin İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya Belediyeler Birliği bünyesinde yapılmasının (ya da varsa erişim kolaylığı sağlanmasının) çok faydalı olacağı düşünülmektedir.

 

 

 

KAYNAKÇA

 

-442 sayılı Köy Kanunu

-1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu

-2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu

-3194 sayılı İmar Kanunu

-5216 sayılı “Büyükşehir Belediyesi Kanunu”

-5747 sayılı yasa

-6360 sayılı Kanun (06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı yasa (“On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”)

-6447 sayılı Kanun

-6831 sayılı Orman Kanunu

-7061 sayılı Kanun

-7139 sayılı Kanun

-7159 sayılı Kanun

-7186 sayılı Kanun

-13.06.2012 tarih ve 28322 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Orman Köylülerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik”

 

-https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/kanunlar_sd.durumu?kanun_no=7186

-https://komisyon.tbmm.gov.tr/tutanaklar.php?pKomKod=17

-Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı, 27. Dönem 2. Yasama Yılı, 104. Birleşim 17 Temmuz 2019 Çarşamba,

   https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23306&P5=H&PAGE1=1&PAGE2=253

 

-https://www.milliyet.com.tr/ekonomi/luks-koylere-sehir-gibi-vergi-6003196 (21.07.2019)

 

-T.C. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün Valiliklere 08/04/2014 tarih ve 7687 no.lu yazısı (Eki: Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığı’na 01/04/2014 tarih ve 37043 sayılı yazısı)

 

-T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, 2014 yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu, Ankara, 2015

 

-Ahmet Ozansoy, “İstanbul ve Kocaeli’de 2019 Yılı Kasım Ayında Emlak Vergisi Ödenecek mi?”, 18 Ağustos 2019, https://vergialgi.net/istanbul-ve-kocaeli-de-2019-yili-kasim-ayinda-emlak-vergisi-odenecek-mi,

 

-Ayşe Yıldız Özsalmanlı, Çiğdem Pank, “Muğla’da Büyükşehir Yapılanması Sürecine İlişkin Bir Değerlendirme”,  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Güz 2012, Sayı 2

 

-Gözde Müşerref Gezgüç, Ceray Aldemir, Turgay Uzun, “6360 Sayılı Kanun ve Muğla Örneği”, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 18, Aralık 2015, s. 461-477

 

-Gülce Olgun Susta, “6360 Sayılı Yasa İle Oluşan Yeni Büyükşehir Yasası’nın Kırsal Alanda Hizmet Etkililiği Açısından İncelenmesi: İzmir İli Kiraz İlçesi Araştırması”, Ankara Üniversitesi, Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2018

 

-Kenan Kayan, Görev, Yetki ve Sorumluluklar Açısından 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun Getirdiği Yenilikler ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Uygulamaları, Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:5, Sayı:9

 

-Prof. Dr. Yılmaz BİNGÖL, Ersin YAZICI, Dr. Tahir BÜYÜKAKIN “İl Sınırında Büyükşehir Belediye Modeli Kocaeli Deneyimi” Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Yayınları Yayın No: 38, 1. Baskı*, Nisan 2013

 

-Yüksel Demirkaya, Mesut Koç, “6360 Sayılı Kanun İle Birlikte Mahalleye Dönüşen Köylerde Değişimin Katılım Açısından Muhtarlığa Etkisi: Menteşe ve Seydikemer İlçeleri Üzerinden Bir Değerlendirme”, “Strategic Public Management Journal”, Cilt 3, Sayı 6, sf. 124-149


[1] Kanun’un 4.ve14.maddeleri uyarınca Gelir Vergisinden muaf esnaf ile basit usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan bina, arsa ve arazi hariç olmak üzere, ticarî, sınaî ve turistik faaliyetlerde kullanılan bina, arazi ile arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi ve muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafiyet uygulanmaz.

[2] Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 01.04.2008 tarih ve 32297 sayılı özelgesi.

[3] Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 03.07.2001 tarih ve 35670 sayılı özelgesi.

[4] 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 ve 18.maddeleri uyarınca.

[5] 22/03/2008 tarih ve 26824 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 5747 sayılı yasanın 2/8.maddesine göre İzmit Büyükşehir Belediyesinin adı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak değiştirilmiştir. Aynı yasayla Saraybahçe Belediyesi’nin adı İzmit olarak değiştirilmek üzere Kocaeli İlinde İzmit ilçesi kurulmuştur.

[6] 14/3/2013 tarihli ve 6447 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu Kanunun başlığında yer alan “on üç” ibaresi “on dört” olarak, “yirmi altı” ibaresi “yirmi yedi” olarak değiştirilmiş ve 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Muğla,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ordu,” ibaresi eklenmiştir.

[7] Yüksel Demirkaya, Mesut Koç, “6360 Sayılı Kanun İle Birlikte Mahalleye Dönüşen Köylerde Değişimin Katılım Açısından Muhtarlığa Etkisi: Menteşe ve Seydikemer İlçeleri Üzerinden Bir Değerlendirme”, “Strategic Public Management Journal”, Cilt 3, Sayı 6, sf. 124-149

[8] Gülce Olgun Susta, “6360 Sayılı Yasa İle Oluşan Yeni Büyükşehir Yasası’nın Kırsal Alanda Hizmet Etkililiği Açısından İncelenmesi: İzmir İli Kiraz İlçesi Araştırması”, Ankara Üniversitesi, Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2018, sf.55

 

[9] Kenan Kayan, Görev, Yetki ve Sorumluluklar Açısından 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun Getirdiği Yenilikler ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Uygulamaları, Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:5, Sayı:9

[10] T.C. İçişleri Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, 2014 yılı Mahalli İdareler Genel Faaliyet Raporu, Ankara, 2015, s 13. 

[11] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 105 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan; “31/12/2017” ibaresi “31/12/2020” şeklinde,“beş yıl” ibareleri “altı yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan yer alan “altı yıl süreyle” ibareleri “31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil)” şeklinde, “31/12/2020” ibaresi “31/12/2022 (bu tarih dâhil)” şeklinde değiştirilmiştir.

 

[12] İlgili değişikliği getiren yasayla aynı zamanda maddeye 30.fıkra eklenmiştir:

“(30) (Ek:17/7/2019-7186/33 md.) Bu fıkrayı ihdas eden Kanunla ilga edilen son cümlesi dahil onbeşinci fıkraya ilişkin hata ve düzeltmeye dayalı mükellefçe talep edilen red, iade ve ödemeler, idarelerin en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yüzde biri oranında pay ayrılmak suretiyle yapılır. Talep edilen toplam tutarın, ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde red, iade ve ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, idareye başvuru tarihi veya dava açılması hâlinde mahkeme ilamının idareye tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitli ödeme süresince 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.”

[15] Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı, 27. Dönem 2. Yasama Yılı, 104. Birleşim 17 Temmuz 2019 Çarşamba,

https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic?P4=23306&P5=H&PAGE1=1&PAGE2=253

[16] Bazı kaynaklarda önerge gerekçesi aşağıdaki gibi gösterilmiş olup, Meclis tutanaklarından teyit edilememiştir:

"Köyden mahalleye dönüşen yerlere 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uyarınca bazı vergi, harç, katılım payı, ücretlere ilişkin muafiyet getirilmiştir. Bu hüküm kapsamına 5216 sayılı Kanun'da köyden mahalleye dönüşen yerler de dahil edilmiştir. Ancak aradan geçen zaman içerisinde 5216 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin kapsamında bulunan bu yerler şehirleşmesini tamamlamıştır. Önerge ile bu yerler için 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası uygulamasının sona erdirilmesi amaçlanmaktadır."

https://www.milliyet.com.tr/ekonomi/luks-koylere-sehir-gibi-vergi-6003196 (21.07.2019)

[17] Ahmet Ozansoy, “İstanbul ve Kocaeli’de 2019 Yılı Kasım Ayında Emlak Vergisi Ödenecek mi?”, 18 Ağustos 2019, https://vergialgi.net/istanbul-ve-kocaeli-de-2019-yili-kasim-ayinda-emlak-vergisi-odenecek-mi,

[18] Gözde Müşerref GEZGÜÇ, Ceray ALDEMİR, Turgay UZUN, “6360 SAYILI KANUN ve MUĞLA ÖRNEĞİ”, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 18, Aralık2015, s. 461-477

 

YASAL UYARI : İnternet sitemizde yer alan yazıların tüm hakları saklıdır. Ancak yazar ve site kaynağının aktif linkine yer verilerek alıntı yapılabilir.